Yüzündeki Gizli Misafirler
Şu an yüzünde, gözeneklerinin tam içinde yaşayan binlerce canlı var. Demodex adı verilen bu örümceğimsi yaratıklar...
Derialtı Kuluçka Merkezleri
Aynaya baktığında gördüğün pürüzsüz yüzey aslında mikroskobik bir ekosistemin üzerini örten ince bir tabakadır. Gözeneklerinin derinliklerinde, insan gözünün seçemeyeceği kadar küçük canlılar yaşamlarını sürdürür. Demodex adı verilen bu mikroskobik akarlar, sebum yani cilt yağıyla beslenir ve özellikle yüz bölgesindeki kıl köklerinde bulunur.
Bu canlılar bilimsel olarak uzun yıllardır incelenmektedir. Yapılan araştırmalar, yetişkin insanların büyük çoğunluğunun cildinde belirli sayıda Demodex bulunduğunu göstermektedir. Günlük temizlik, sabun ya da kozmetik ürünler onların tamamını ortadan kaldırmaz; çünkü yaşam alanları gözeneklerin derin kısımlarıdır.
Mikroskobik Bir Yaşam Döngüsü
Demodex akarları ışığa duyarlıdır ve genellikle geceleri daha aktif hale gelir. İnsan uykuya geçtiğinde cilt ısısındaki değişim ve çevresel karanlık, onların yüzeyde daha fazla hareket etmesine neden olabilir. Ancak bu hareketler insan tarafından hissedilecek boyutta değildir.
Yaşam süreleri birkaç haftayla sınırlıdır. Ömürlerinin sonunda doğal olarak ölür ve bağışıklık sistemi tarafından parçalanırlar. Ciltte zaman zaman oluşan kızarıklık ya da hassasiyet durumlarının bazı vakalarda Demodex yoğunluğuyla ilişkili olabileceği bilinmektedir; fakat bu durum genellikle bağışıklık sistemi zayıfladığında ortaya çıkar.
Algının Başladığı Yer
İlginç olan, bu bilgiyi öğrendikten sonra hissedilen psikolojik etkidir. İnsan zihni, görünmeyen bir şeyin bedeninde yaşadığını kabul etmekte zorlanır. Mikroskop altında görüntülenen sekiz bacaklı, yarı saydam yapıları görmek bazı kişilerde rahatsızlık hissi yaratabilir.
Ancak bu rahatsızlık çoğu zaman fiziksel değil, zihinseldir. Çünkü sağlıklı bireylerde Demodex varlığı genellikle belirti vermez. Kaşıntı ya da karıncalanma hissi çoğu zaman başka dermatolojik faktörlerle ilişkilidir.
Bilim ve Gerçeklik
Tıp literatürü Demodex'i “komensal organizma” olarak tanımlar. Bu terim, konak organizmaya belirgin zarar vermeden onunla birlikte yaşayan canlılar için kullanılır. Yani insan cildi ile bu mikroskobik canlılar arasında, çoğu durumda dengeli bir ilişki söz konusudur.
Bağışıklık sistemi zayıfladığında veya bazı cilt hastalıklarında yoğunluk artışı görülebilir. Bu durumlarda dermatolojik tedaviler uygulanır ve kontrol altına alınabilir. Ancak sağlıklı bir birey için bu canlılar, mikrobiyal yaşamın sıradan bir parçasıdır.
Kendi Derine Farklı Bakmak
Yine de gerçek şu: İnsan cildi, çıplak gözle görülemeyen bir yaşam ağı barındırır. Bu bilgi bazı kişiler için büyüleyici, bazıları için rahatsız edicidir. Aslında mesele, bu canlıların varlığından çok, görünmeyen şeylerle aynı bedeni paylaşma fikridir.
Bilim, korkunun yerini bilgiyle doldurduğunda belirsizlik azalır. Cilt, düşündüğümüzden daha karmaşık bir ekosistemdir. Ve bu ekosistem, çoğu zaman fark etmeden dengede kalmayı başarır.